Make your own free website on Tripod.com
URFA`DA YAŞAMIŞ PEYGAMBERLER Ana Sayfa
 Hz.İbrahim S.A.V
 Hz.Eyyüp S.A.V
 
Hz.Elyaseh S.A.V
 
Hz.Suayb S.A.V
 
Hz. Lut S.A.V

 

Hz.İBRAHİM (S.A.V) PEYGAMBER Başa Dön

Kral Nemrut`un bir ruyası kahinler tarafından "...Bu yıl bir çocuk doğaçak,
senin putperest dinini ortadan kaldıracak ve krallığına son verecek"
şekilde yorumlanınca,Nemrut o yıl doğaçak olan bütün çocukları çocukları
öldürtmeye karar verir.Ve bölgede bir çocuk katliamına başlanır.Hz.İbra
him`e hamile olan Numa,Hz.İbrahim`i bir mağarada gizlice doğurur.Hz.
İbrahim bu mağarada 7 yıl herkesten ayrı yaşar.Burada Önce güneşe
tanrı der,Güneş bütün evreni ısıtıyor,Her tarafı aydınlık yapıyor, O halde
tanrım güneştir der.Gece güneş batıp ay çıkınca Benim tanrım bu kadar
güçsüz değildir.O haldebenim tanrım güneşide ayıda bütün evrenide
yaratan kutsal biridir diye düşünüp Hak yolunda mücadeleye başlar.7
yaşından sonra mağaradan çıkarılıp baba evine geri getirilen ibrahim
AS,büyünce Nemrut ve halkının taptığı pularla mücadele edmeye,onları
kırıp parçalamaya başlar.Gerçek tanrının putlar değil,bütün kainatı
yaratan tek Allah olduğunu anlatmaya başlar.

Bunun üzerine Nemrut,Hz.İbrahim`yakalatarak Urfa kalesinin bulunduğu
tepeden ateşe attırır.O anda Allh tarafndan ateşe "Ey ateş! İbrahim`e karşı
serin ve selametli ol" emri verilir.Ateş suya,Odunlar da balığa dönüşür.
Hz.İbrahim, bir gül bahçesinin içerisine düşer.Daha sonra Hz.İbrahim
Kabeyi yapmak için Arabistana doğru gider.

 

 

Hz.EYYÜP (S.A.V) PEYGAMBER Başa Dön

   Hz.Eyyüp AS, Hz. İsahak`ın oğludur.Nesep sülalesindendir.Muhterem
annesi Hz. Lut neslindendir.Hanımı Rahme Hatun ise Hz. Yusuf`un oğlu
Efrahim`in kızıdır.
    Hz. Eyyüp AS yaklaşık MÖ 1740 yılında tarihinde,Şam bölgesindeki
Bessiye de dünyaya geldi.Gençliğinde güzel huyu ve dürüstlüğü tartı
şılmazdı.Allah-u Teala O`nu güzel vasıfları sebebiyle Kuran-ı Kerim
de Medhu Sena buyurdu.
"Biz O`nu (belalara) hakikatten sabırlı bulduk
O ne güzel bir kuldu.Şübhe yokki, O tamamen Allah`a dönen (bir zat)
idi.(Sad Suresi 44)"
Eyyup AS Şam`ın kuzey bölgesinde bulunan Rom
bölgesinde yaşayan insanlara peygamber oldu. Onları Allah-u Teala`ya
iman ve ibadete çağrdı.Bu uğurdu pek çok zahmet çekti.Daha sonraları
malı evladı ve bedenini ile imtihan edildi. Hz.Eyyüp çok büyük sıkıntılara
göğüs gerdi. Sabrı kullukta kusur etmeyip şikayette bulunmayışı ve başka
vasıfları ile ibadet ehline ve ve akıl sahiplerine örnek oldu
    İlahi vahiye mazhar bir peygamber olduğu, Kuran-ı Kerim`de mealen
şöyle bildirilmektedir.
"Nuh`a ve ondan sonraki peygamberlere vahy et-
tiğimiz ve İbrahim`e İsmail`e İshak`a ve Yakub`a evlatlarına,İsa`ya Eyyub
e,Yunus`a Harun`a ve Süleyman`a vahy eylediğimiz ve Davud`a Zebur ver
diğimiz gibi (Habibim) sübhesiz sanada biz vahy ettik (Nisa Süresi 163)"


"Biz O`na İshak ile (İshak`ın oğlu) Ya`kub`u ihsan ettik.Ve her birini
hidayete erdirdik.Daha evvelde Nuh ve O`nun neslinden Davud`u

Süleyman`ı ,Eyyub`u Yusuf`u, Musa`yı ve Harun`u hidayete kavuştur
duk.Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükafatlandırırız.
(En`am Süresi-84)"

Hz.Eyyub AS Allah-u Teala, Dedesi Hz.İshak`ın duası bereketi ile çok
mal ve servet verdi.Sürülerle, hayvanlarla,bağlar bahçeler ve çok evlat
ihsan etti.Bugünkü adı ile
Eyüp Nebi Beldesi`nde kurmuş olduğu çift
liklerden binlerce insan çalışırdı. Bu kadar servetin çokluğu,O`nun
Allah yolundan alıkoymadı.Çok ibadet ederdi.

İMTİHAN DEVRESİ;
Hz. Eyyüp`un başına gelen her türlü bela Meş şeytanın sebebiyle oldu
Eyyup AS Allah-u Teala`yı andığı zaman göklerde bulunan melekler,
O`na selatu ve selam ederdi.Cenabı Hak Hz. Eyyub`u imtihan etmey,
murad etti. Hz.Eyyub`un malları çeşidli vesilerler elinden aldı.Koyun
ları sel ile ekinleri rüzgar ile telef oldu .Şeytan`da çoban suretinde,
ağlayarak Eyyub AS`nin yanına geldi. Eyyub AS o esnada insanlarla
vaaz ve nasihatla meşkul idi.
" Ey Eyyub şaşılacak bir gaflet oldu.Allah
u Teala malını ve mülkünü helak etti"
Hz. Eyyub bu haber karşısında
hiç bir şikayette bulunmayarak, Allah-u Tealaya hamd olsun ve şükür
de bulundu, ve Şetana dedi ki
" Üzülme o malı O verdi" Hz. Eyyub`un
bu hali ve sözleri şeytana muthiş samar oldu.Allah-u Teala Hz. Eyyub
`un hocaları ile ders okuyan çocuklarınıda deprem ile canlarını aldı.
Bunları gören şeytan hoca şekline girip feryat ve figan ile Hz. Eyyub
un yanına geldi.Başına topraklar serpip gözlerinden kanlı gözyaşları
akıttı.
"Çocukların öldü.Her biri parça parca oldular.Bağırışmaları
inlemeleri dayanılacak gibi değildi"
dedi. Öyle bir anlatti ki Hz.Eyyub
`un mübarek gözlerinden yaş geldi.Şeytan Hz.Eyyub`un üstünü başını
yırtıp feryat ve figan etmesini bekliyordu.Fakat onda ki sabır ve tevekü
lü görünce hiddetlendi ve konuşmaya başlayaçağı sırada Hz.Eyyub
"Ey mel`un sen iblis`sin beni rab`ıma isyana teşvik etmek istiyorsun.
Şunu bil ki Evlatlarım birer emanet idi.Rab`ıma nicin inciyeyim.Rab`ı
ma hamd ederim"
diye buyurdu.
Allah-u Teala Eyyub AS `nin bedenine hastalık vererek imtihan etmeyi
murad etti. O`na hastalık verdi. Hastalığı gün geçtikçe şiddetlendi.Akra
baları komşuları ve başkaları yanına uğramaz oldular.Yalnız sadakat
ve şefkat misali Rahime Hatun onu terk etmedi.O`na hizmete devam etti.
Hz.Eyyub bu hastalık halindede şikayet ve feryadda bulunmayıp şükür
etmeye devam etti.Sabır gösterdi.Hasta olması ve sebebi Kuran-ı Kerim
Sad suresi 41. ayeti kerimesinde mealen şöyle bildirilemektedir.
"(Ya Muhammed) Eyyub`u hatırla O rab`ına (Ya rabbi) Şeytan beni
yorgunluğa ve azaba(hastalığa) uğrattı"
diye dua ve nida etti.
Burada Hz. Eyyub edebi göstererek duasında yorgunluğu ve hastalığı
şeytana nispet etti.Çünkü şeytan zenginliğine evladına ve çok ibadet
edişine haset etip musallat olmak istemişti.Gerçekte Eyyub AS her
şeyin Allah-u Teala`dan olduğunu bilirdi.Şeytan bu defada Hz.Eyyub
`un bulunduğu yüre halkına vesvese vererek
"Aman Rahime Hatun`la
görüşüp O`na yardımcı olmayın Eyyub hastalığı sizde geçebilir.O`nu
bölgenizden kovun"
dedi.Yöre halkı Rahime Hatun`a haber göndererek
Eyyub`u alıp burada gidiniz yoksa sizleri taşlayarak öldürürüz! tehditinde
bulundular.Rahime Hatun gizlice Eyyub AS`yi sırtına alıp oturdukları yere
yakın büyük bir kayanın aldında saklandı.Altına kumlar kuyup taştan
yastık koydu.Sonrada saptan küçük bir külübe yaptı ve hizmete devam etti.
Hz. Eyyub şehir dışındaki külübesinde rahatsızlığına rağmen gelip
geçen insanlara Allah-u Teala`yı hatırlatıyor.Sabır ve şükrü tavsiye
ediyordu.İş ve üzüntüden yorgun düşen hanımı Rahime Hatun`da yüredeki
hanımlara iplik eğirmekle meşkul idi.Bir ara Rahime Hatun efendisine
"Senin için Allah-u Teala`dan sıhhat ve afiyet isterim" dedi.Eyyub AS`de
"Ey Rahme,Allah-u Teala bizlere nimetler verirken biz ondan gelen bela
lara niçin sabr etmeyelim"
diye buyurdu.Hz. Eyyub 7 yıl dert ve bela için
de kaldı.Halinden hiç şikayet etmedi.Rahime Hatun bir gün O`na
"Cenabı
Hak`a dua etsende bu dertleri senden alsa"
diyince O "Ey Rahme sıhhat
ve mesut günlerimiz ne kadar zamandı?"
diye sordu. Rahime Hatun
"80 yıl idi" dedi.Hz. Eyyub:"Şiddet ve bela zamanı sıhhat ve bela süresi
ne kadar olmadan Cenab-ı mevlaya bela için şikayet etmekten huyu

ederim" buyurdu.Tahamül gücü üstünde bir sabır gösteren Hz.Eyyub
Kuran-ı Kerim Sad Süresi 44. ayeti kerimesinde meth edildi.Hadisi
Şeriftede
"Hz.Eyyub insanların en uysalı, en sabırlısı ve en çok öfkesini
yenen idi"
buyuruldu.Hakka rızası tam ve kusursuz idi.

Şeytan bir gün Doktor süretinde Rahime Hatun`,un karşısına çıktı.
"Sen her halde hasta olan Eyyub`un hanımısın "dedi.Rahime Hatun
"Evet" diyince "Ben onu yakalandığı hastalıktan kurtarmayı düşünü
yorum lakin şartlarım var" dedi.Rahime Hatun "Nedir?" deyince
"Kolay,Eyyub şarap içicek ve benim içinde şifayı sen yarattın diyecek
o kadar" dedi. Daha sora ayrıldı Rahime Hatun olan olayrı Hz. Eyyub`e
anlattı." Ondan sakın ol" buyurdu. Hz. Eyyub`un hastalığı çok şiddetlendi
O`nun bu hali beden kalb ve lisanı ile yaptığı kulluk ve peygamberlik
vazifetlerini iyice zorlaştıryordu.O zaman Allah-u Teala`ya dua ve niyaz
da bulundu.Kuran-ı Kerim`de bu husuta mealen şöyle bildirilmektedir.
"Bana gerçekten hastalık isabet etti.Sen merhamet edenlerin en mer
hametlisin(Enbiya Süresi 83)"
Hz. Eyyub`un bu şekilde dua etmesinin
sebebi değişik şekillerde anlatılmakdatır.

HASTALIKTAN KURTULMA;
Hz.Eyyub şehrin dışındaki kulübesinde yaşıyordu.Birgün karısı Rahime
Hatun yiyecek aramaya çıkmıştı.ikinde vakti Allah-u Teala`dan lütuf
müjdesi ulaşdı.Cebrail AS çıka geldi ve Allah-u Teala`dan
"Ey Eyyub
bela verdim sabrettin şimdi ben sıhat ve nimet vereceğim"
haberini
getirdi.Bu husus Kuran-ı Kerim`de şöyle bildirilmektedir
."Ey Eyyub
ayağını yere vur çıkan sudan gusl eyle ve soğuğundan iç (Sad suresi 42)"

Bunun üzerine "Hiç gücüm yok ki" der,Bunun üzerine "var olan gücünle
vur" emrini alır.Bu ilahı emir üzerine Eyyub AS ayağını yere vurur.
Bu ilk pınardan su fışkırır.Bu su sıcak olup bedenini yıkayı verir.
İkinci pınar ise kırk adım doğuya doğru sayarak tekrar ayağını vurur.
Soğuk bir pınar oluşur ve sudan da içer şifasını bulur.Diğer bir rivaye
te göre Eyyub peygamber rahatsız bir halde iken,Rahime Hatun Eyüp
Nebi Beldesiin güneyinde bulunan Tel-Goran köyünde yiyecek aramya
gider.Yiyecek karşılığındada saçlarından bir örük vererek bir parça
ekmek aldıktan sonra Eyyub peygamberin yanına gelir.Hasta ve bitkin
olan Eyyub AS bunun farkına varır :" Ya rahme Hatun senin saçlarınına
ne oldu?" diye sorar.Rahme Hatun`da "Ben bu ekmek karşılığında
verdim Ya Eyyub" der. Hz.Eyyub AS " Ya Rahme git bu paröa ekmeği
geri ver saçlarını getir" der.Rahime Hatun tekrar Tel-Goran`gider,
ekmeği verir saçlarını alır.Tekrar geri döner.Eyyub AS bu sureçte
Cebrail AS tarafından gelen emirle çıkan hem pınardan içmiş hemde
bedenini yıkamış sıhhatın kavuşmuştur.Eyyub AS nin hastalığı geçmiş
taze bir genç olmuştu.Cebrail AS ona Hülle(elbise) giydirdi.Başına tac
koydu.Üzerine altın parçacıkları saçıldı.Bir süre sonra dönen Rahme
Hatun Eyyub`u tanıyamadı.Kaybolduğunu zannetti.Ağlamaya başladı
Cebrail AS Eyyub peygambere "Rahme Hatun`u çağr gönlünü hoş
eyle" buyurdu. Hz.Eyyub "ey hanım kimi kimi çağırır kimi ararsın"
diye seslendi. Rahime Hatun " Bir hastam vardı. hayat arkadaşımdı"
dedi. Eyyub "ismi neydi" Rahme Hatun "Sabırlı Eyyub idi " Eyyub AS
"Nasıl bir kimse idi?" Rahme Hatun "sağlıklı iken sana benzerdi "
deye cevap verdi.Eyyub AS "Ey Rahme o hasta Eyyub benim" buyurup
kendini tanıttı."Allah-u teala sıhhat verdi" dedi ve her ikisi ağladı.
Daha sonra Rahme Hatun aynı sudan yıkanıp içtikden sonra o da
gençleşti.Bu halden sonra hanımı ile beraber eski yerlerine doğru
yola çıktılar.Eski köyüne dününce köhne evinin yenilenmiş olduğu
nu gördüler.Elinden alınan malları geri gelmişti. Başka bir rivayete
görede ölen evlatları dirilmişti.

Hz. Eyyub kendi ismi ile anılan ,
Eyub Nebi Beldesinde kabirleri
bulunmaktadır.Bu bölgede Hz.Eyyub peygamber,Hz.Rahime Hatun
ve Hz.Elyaseh peygamberlerin türbeleri bulunmakdadır.
Ayrıca Tel-Goran köyünün tam arkasından Eyyub AS bir evladının
mezarı bulunmaktadır.
Gerek türbeleri ,Gerek mağarası, gerek
şifalı suları ,gerek rahatsızlık döneminde belini dayadığı ve orda
yaşam sürdüğü büyük kaya parçası bugün bile büyük birer anıt
olarak sapa sağlam durmaktadır.

Hz.ELYASEH (S.A.V) PEYGAMBER Başa Dön

    İsrailoğullarına gönderilen peygamberlerdendir.İlyas AS`dan sonra
gönderilmiştir.Her ikiside Musa AS`den sonra gönderilmiş ve aynı za
mada Musa AS`dinini yaymakla görevlendirilmişlerdir.
İlyas AS İsrailogğullarını Allah-u Teala`ya imana cağırdı.Onu dinleme
diler,hatta memleketinden kovdular..Ba`l adındaki puta tapmaya ısrar
ettiler.Bu isyanları ve azgınlıkları sebebiyle Allah-u Teala onlar üzer
lerine bela ve musibet gönderdi.Çeşitli sıkıntılarla cezalandırdı.Mem
leketlerinden bereketi kaldırdı.Yağmur yağmaz oldu.Kıtlık baş göster
di ve mahsul alınmaz oldu.Yiyecek bulamadılar.Sonunda İlyas As`ı bulup
nasihatını dinlediler.İman ettikleri için üzerlerinden belalar ve musibet
ler kaldırıldı.Bir süre sonra tekrar dinden dönüp puta tapmaya başladılar.
Çeşidli günahlar işlemeye başladılar.Küfürde ısrar edip iman etmeye bir
türlü yanaşmadılar.İlyas AS Allah-u Teala`nın izniyle Ba`lbek`te yaşayan
bu kabileden ayrılıp gitti.Bu davetleri sırasında uğradığı bir belde halkı
tarafından cok sevilip orada kalması istendi.Bunun üzerine ihtiyar bir
kadının evine misafir olmuştu.Bu kadın Hz. Elyaseh peygamberin anne
siydi.Elyaseh AS o sırada genç olup hasta idi.Annesi İlyas`tan oğlunun sıh
hate kavuşması için dua istedi.İlyas AS dua edip O`nu hastalıktan kurtarıp
sıhhate kavuşturdu.Elyaseh AS daha sonra İlyas peygamberin yanından
ayurılmadı.Ondan Tevrat`ı Şerifi öğrendi.İlyas AS den sonra Allah-u
Teala tarafından Elayseh AS peygamber olarak görevlendirdi.
Elyaseh peygamber İsrailoğullarının islahı için çok uğraştı.Azgınlıkları
taşkınlıkları günden güne artıyordu.Bu kabile Allah`ın kendilerine yolla
dığı kitabin gösterdiği yoldan ayrıldılar.Kabileler devletin başına geçme
yarışına girdi.Aralarındaki ayrılık ve başka memleket meseleri yüzünden
birbirlerine düştüler.Nihayet Allah-u Teala`a onlara Asur devlerini
musallat etti.Hepsi esir düşüp perişan oldu.

VEFATI;

Hz.Elyaseh AS Viranşehir bölgesinde bulunan Hz.Eyyup AS`yi ziyaret
etmek istedi.Günlerce aylarca yaya yürüyen Elyaseh AS sonunda
Eyyup peygamberin bulunduğu bugün kü adıyla
Eyyun Nebi Beldesine
400-500 mesafe kalmışken Şeytanla karşılaştı.İnsan kılığına giren
şeytan Elyaseh AS`ye Nereden geliyorsun Nereye gidiyorsun diye sorar.
Hz.Elyaseh ise ben Eyyub peygamberi ziyaret etmek icin aylardır yoldayım,
Yolumun çok kalıp kalmadığını şeytana sorar.Şeytan`da ;htiyar geldiğin
yol kadar daha yolun var" der.
Yorgun ve bitkin bir halde olan Hz.Elyaseh daha fazla yürüyemeyeçeğini
anlayınca "Ey yüce Allah`ım mümkünse burada emanetini benden al"
diye dua eder.Oturduğu yerden kalkar,elindeki asasını yere batırdıktan son
ra Allah`ın Rahmetine kavuşur.Yere batırmış olduğu asası bugün türbesinin
baş ucunda bir ağaç olarak durmaktadır.

 

 

Hz.ŞUAYB (S.A.V) PEYGAMBER Başa Dön


Hz.Suayb peygamber`in Urfa`nun 85 Km doğusunda ki tarihi Suayb
şehrinde yaşadığına inanılmaktadır.Bu tarihi kentin kalıntıları
arasında bir mağara ev onun makamı olarak ziyaret edilmektedir.

 

 

 

 

 

 

Hz.LUT (S.A.V) PEYGAMBER Başa Dön

Hz.İbrahim`in kardeşi Harran`ın oğludur.Lut,Hz.İbrahim ile birlikte göç
etmiş ve peygamberlik ile görevlendirileceği Sodam`a gitmiştir.